İçeriğe atla

Sanatçılar

Cem Öztürk, Elifko, Kübra Su Yıldırım, Meltem Sarıkaya

Cracks of Innocence

Cracks of Innocence

Arthur Rimbaud, dünyayı algılamanın sınırlarını zorlayan diliyle, hakikatin çoğu zaman yüzeyde değil, yüzeyin kırıldığı yerde belirdiğini hatırlatır. Onun dizelerinde masumiyet, korunmuş bir saflıktan çok, çatlaklardan sızan, yarılmalarla şekillenen ve her seferinde yeniden tanımlanan bir iç süreçtir.

Bu nedenle masumiyet, korunmuş bir saflık olmaktan ziyade, çatlaklardan sızan ve yeniden şekillenen bir iç süreç olarak ele alınır. Çatlak burada bir kusur değil; hem iç dünyanın hem dış dünyanın birbirine değdiği bir açıklıktır.

Cracks of Innocence, masumiyeti ideal bir bütünlükten çok, kırılmayla güçlenen bir duyarlılık olarak ele alır. Çatlaklar, ilk bakışta bir kesinti gibi görünse de, yeni anlamların başladığı noktalardır.

Masumiyet de tam bu aralıklarda, kırılganlıkla direncin kesiştiği anlarda ortaya çıkar. Sergi, masumiyeti bir duygu değil, bir deneyim alanı olarak düşünmeye davet eder.

Çatlaklara bakmak, dünyayı kusursuzluk üzerinden değil, kırılmalarıyla birlikte kavramak demektir. Bu yaklaşım, belirsizliği yeni imkânlara işaret eden bir alan olarak görür. Cracks of Innocence, izleyiciyi hem kendi içsel çatlaklarıyla hem de dünyanın görünmeyen derinlikleriyle temas etmeye çağırır.